Şiir

Kalbime umut eken inanç yağmuru
Akılda esen bir sedanın uyanışı
Rüzgarın dilindeki meşhur şarkı
Dilden dökülen büyülü ahenk
Hani bazen bir kelimeye bakar ya umut,
Öyle işte.
Yüreğe serpilen serin bir nefes
Kâinat kulak kesilmiş bu ilahi nidaya
Tüm dertlerin dertli bülbül
İlmik ilmik işlenen alın yazıları
İlhamı gökler olan şairin feryadı
Kundakta yatan bebeğin süt çığlığı
Toprağa düşen cemre gibi yakılan!
Kemale ersin cümle âlem bu nidayla.

Sabır

Vuslata göz dikip hasret tüketen yolcunun güzergahı
Fermana kulak kesilmiş endişeli bekleyiş
İradeli aklın bedeninde can bulmuş yürek
Selamete ermiş yüreğin hasret ferahı
Güzel günlerin elbet dediği dayanak noktası
Buruşmuş kağıdın kelâm-ının dile gelmesi
Bir can’a hamal olmuş cesur yürek
Dilinde tüy yitirmiş yazar kucak açmış yeni nesillere
Gözü karanlığa dikilmiş mahkumun aman görme çabası
Yarının sağanak yağmuruna şemsiye tutmuş yolcu
Karanlık sislerin ışıltılı gündüzü
Üstüne çizik atılmış günlerin çürümüş kalemi
Şifa dileyen hastanın her nefesindeki dua
Esaretin bedel ödediği hayal gücü
Gül kokusunu özleyen aşk bülbülü
Huzur için direniş kapısındaki milletin vazifesi
Tüm dillerin ortak lügatı
Rüzgara direnen çınarın ömür çürütmesi
Yetmez mi denilen tüm sözlerin yetmez yetmeyecek nidası
Uğultulu tepelerin asil yalnızlığı
Gözünü hikmete dikmiş kararlı aşık
Gör bak ben neymisim diye dillerin tek sözcüğü